Sarımsağın Faydaları – Bilinmeyen Yönleriyle Sarımsak

Yüzlerce yıldır ülkemizde ve dünyada şifa kaynağı olarak görülen bu bitki sofraların en vazgeçilmezleri arasında yer almaktadır. Uzun zamandan bu yana kullanıldığından dolayı bu şifalı bitki hakkında söylenen pek çok bilgi ve efsaneler bulunduğu bilinmektedir. Hemen her uygarlık sarımsağa kendince bir anlam yüklemiştir. Sarımsağın faydaları konusunda bazı çalışmalar yaptığı bilinmektedir. Sümerlilerden, yunan mitolojisine kadar çok geniş bir coğrafya içerisinde kendisine yer edindiği bilinmektedir. Özellikle son zamanlarda tüm dünyada aktif bir şekilde kullanılmaya başlanan sarımsağın soframıza ilk olarak girdiği yer ise Hindistan’dır. Yapılan çalışmalar sarımsak gibi şifalı bir bitkinin Hindistan’dan başlayarak tüm dünyaya yayıldığını tahmin etmektedir.

Sarımsağın Geçmişi Nedir

Sarımsağın tarihinde daha öncede bahsettiğimiz gibi pek çok efsane ile karşılaşmak mümkündür. Bunlar arasında en ilginç olanı ise Yunan mitolojisinde yer almaktadır. Yunan mitolojisinde tanrı Zeus’un bir ölümlüden çocuğu olur. Bu çocuk diğer tanrılardan saklanmaktadır. Fakat zaman ilerledikçe çocuğunun yaşı da ilerlemektedir. Bir ölümlü olarak doğduğu için sonunda öleceği bilinmektedir. Zeus oğlunun ölmesini istemediği için bir parşömen üzerine ona ölümsüzlüğün formülünü yazar. Bu kağıdı alması için bir taşın altına bırakır. Bu arada diğer tanrılar ölümsüzlüğün formülünün tüm insanlar tarafından öğrenileceği korkusuyla, Zeus’a baskı yapar. Zeus’ta taşın bulunduğu yere yıldırımlar göndererek taşın ve parşömenin yanmasını sağlar. Belirli bir zaman sonra bu taşın bulunduğu yerden bir sarımsak fidesi ortaya çıkar. Görüldüğü üzere eski zamanlarda bile insanlar bir efsane olmanın ötesinde sarımsağa değer vermektedir.

Sarımsağın Bilinmeyen Faydaları

Sarımsağın faydaları bütün dünya tarafından bilinmesine karşın üretimi daha büyük bir emek istemektedir. Bu sebepten endüstriyel üretimi gerçekleştirilmeyen ürünler arasında yer alır. Son dönemlerde genetiği değiştirilen sarımsaklar piyasada yer almaktadır. Halk arasında Çin sarımsağı adıyla anılan bu sarımsakların kullanılması önerilmez.

Osmanlı Kayıtlarında Sarımsak

Sarımsak özellikle Osmanlı kayıtlarında pek çok hastalığın doğrudan tedavi edilmesinde kullanılmaktadır. Bu hastalıklar arasında kuduz köpek ısırması gibi konularda yer almaktadır. Aynı zamanda orta Asya’dan Anadolu’ya gelen Türklerin de bu sarımsağı uzun seneler boyunca kullandığı tahmin edilmektedir. Her ne kadar zor yetiştirilmiş olsa bile bu toprağa oldukça iyi adapte olduğu düşünülen bu ürün Avrupa ülkelerindense ülkemizde daha yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

Sarımsak ülkemizde daha çok İç Anadolu bölgesinde yetiştirilmektedir. Bir dönem çok miktarda Kastamonu, Nevşehir, Çorum yapılırken günümüzde Taşköprü ve Çorum bölgesinde ve daha sonrasında ise civar illerde yetiştiriciliği yapılır. Günümüzde Tokat ili civarında da sarımsak yetiştiriciliğinde gözle görülür bir artış bilinmektedir. İçeriğinde bulundurduğu vitaminler ile de ilk bakışta dikkatleri üzerine toplayan bir besin olarak ön plana çıkar. Sarımsağın içerisinde keşfedilen penisilin ise aktif bir antibiyotiktir.

Özellikle ülkemizde yaşayan insanların mikrop ve diğer hastalıklara karşı mücadele edilmesinde en sık başvurulan kaynağın sarımsak olması düşünülmektedir. Son dönemlerde ön plana çıkan bir diğer artısı ise kanser başta olmak üzere damar sertliği gibi şikayetlerin tedavi edilmesinde de bu mikrobik kalkandan faydalanabilirsiniz. Çocuk felcine karşı bir kalkan olarak kullanılan bu şifalı bitki pek çok ülkede çocukların okula gitmeden önce ilk tükettiği besinler arasında yer almaktadır. Uzmanlara göre bazı bilinmeyen faydaları ise şunlardır:

Damar sağlığını ve kireçlenmeleri önlediği bilinmektedir. Biraz önce de değindiğimiz gibi içerisinde bulundurduğu yaygın antibiyotiklerin yardımıyla kolay bir şekilde çıban tedavisinde bu üründen faydalanabilirsiniz. Krampların tedavi edilmesinde etkisi olduğu ön plana çıkmaktadır. Aynı zamanda ağız bölgesinde meydana gelen mikroplarında yok edilmesinde bu üründen yardım alınabilir. Tansiyonu ve ateşi düşürücü etkisi de bu konuda ün salmış bitkileri bile kıskandıracak kadar iyidir. Nefes borusunda ön plana çıkan rahatsızlıkların tedavi edilmesinde kullanılmaktadır.

Halk Arasında Sarımsak

Halk arasında bilinen en büyük faydası ise hastalığa karşı savunucu etkisidir. Bu özelliğinden dolayı bağışıklık sisteminin korunması ve enfeksiyonlara karşı mücadele veren yapısı ile kullanıldığı bilinmektedir. Pek çok aktif bakteri türü ile savaştığı gibi kanı sulandırıcı etkisi de bilinmektedir.

Diyet yapan insanların faydalanması açısından kolesterol seviyesini düşürdüğü de bilinmektedir. Çoğunlukla bu ürünlerde %10 lara varan bir düşüş gözlemlenmektedir. Mide kanseri başta olmak üzere kanser türlerinden kurtulmak adına bu şifalı bitkiden yardım alabilirsiniz. Sindirim sorunlarının tedavi edilmesinde de kullanılmaktadır.

Ülkemizde kötü kokusundan dolayı taşlanan bir bitki olsa da sarımsağın içeriğinde afrodizyak etkiler barındırdığı da savunulmaktadır. Düzenli olarak günde iki diş sarımsağın tüketilmesi tavsiye edilir. İştah açtırıcı etkisi de olduğu bilinir.

Eğer sarımsağın kötü kokusundan şikayetçi iseniz piyasada yaygın bir şekilde satılan haplarından kullanabilirsiniz. Bu şekilde kendine has kokusundan korunmanız mümkün olabilir. Sarımsak kokusundan kurtulmak için dişlerinizi fırçalamanız ve iki kez sakız çiğnedikten kısa bir süre sonra atmanız yeterli olacaktır. Yine de ağzınızın içerisinde koku kalır. Bu karşınızda ki insanları rahatsız etmeyecektir. Eğer sarımsak tüketecekseniz bunun doğrudan insanlarla diyalog içerisinde olmadığınız zamanlar olmasına dikkat edebilirsiniz.

Sarımsak Yetiştiriciliği Nasıl Yapılabilir

Bu şifalı bitkiyi yetiştirmek için oldukça sabırlı olunması gerektiği unutulmamalıdır. Soğan gibi sadece ekerek çıkmasını beklemek yanlış olacaktır. Çok fazla soğuk iklimden hoşlanmaz. Bu sebepten hafif ılıman bir iklim tercih edilebilir.

Kumlu ve tınlı topraklarda yetiştirebilirsiniz. Sarımsak fideleri yaklaşık olarak bir haftalık bir süre zarfında çimlenecektir. Dişlerinin toprağa verilmesi ile ortaya çıkar. Sıcak ve kurak havalarda sulanması faydalı olacaktır. Ülkemizde ise bu şifalı bitkinin yetiştirilme işlemi genellikle sulamadan gerçekleştirilmektedir. Sarımsağın kendine has mücadeleci yapısının da bu yapı ile orantılı olduğu bilinmektedir. Daha sonrasında ise içeriğinde azot bulunduran gübre kullanılması faydalı olabilir. Şifalı bitkiler söz konusu olduğu zaman sarımsağın birinciliği kimseye kaptırmayacağı düşünülmektedir. Düzenli olarak tükettiğiniz zaman etkilerini son derece kısa bir süre içerisinde görebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir